boşuna yaşıyoruz, boşuna

Author: Elis ve grkn / Etiketler: , , , , ,

Körü körüne, tutkuyla anlamlar yüklediğimiz ufacık hayatları,
'o en güzel' hayatlar haline getirip, sıkılmadan sonra, sıkıla sıkıla yeni hayatları aramak gibi...

Eskisi kadar masumane olmayan dokunuşlar gezerken tenlerde,
hulbuki;
eskiden, eskidendi...

Şimdilerde ise yalnızca yeni 'ufacık hayatlar'a sıkıştırılmayı bekleyen üç-beş yeni öğreti, bir iki de yeni umut..

Eskilerde kalmayı bekleyen eskidense, sükunetini koruyadursun.
Çünkü hakkı ancak pamuk kadardır; dikeninden acısızca ayrılmak zorunda kalan..
Neden mi? Kimse diken olmak istemez..

Kendince her denemesinde, en güzelini, en mükemmelini, en üstününü, en'lerin en'ini yaşadığına bahse girerek;
Aslında 'en dibe vuruş'unu itiraf eder haddini bilmez nefsine...

- Afedersiniz, yaşadığınız bedenlerden,
pardon düzeltiyorum,
hayatlardan geriye,
kaç hayat yaşayacak hevesiniz kaldı?

- Eğer henüz size gelmediyse, demek daha var..

Cümlelerin yüklemi haddini aşmak olmasa da, olsa olsa ne kadar haddini aşabilir ki?

Pekala siz hiç birilerine dokunurken haddinizi aşmadınız mı?

Her yeni güne başladığında,
'Bugün kimin hayatını mahvetsem' diye düşünmüyorsa insan?

Hayır, yıkılan hayat falan yok ortalarda.
Kendini pamuktan bilenin kendine değil,
nefs-i ciğerine sorsak 'kaç kere en' diye;
inkar etmediği kadar kabullenemez de lakin
yine kapsanamayacak kadar geniş bir gönlü vardır.
ufacık hayatlardan biriken...

Kimi ufacık hayatın içine sığmayan sonsuz düş, gerçekleştirilmeyi beklerken;
Kimi ufacık hayatlar sonrası, bir sonrası için yerini almaya amade bi dolu son'suz düş daha...

Adam yerinden kalkar, ıslak paltosunu çıkarır, bir-iki adım öteye gider, yağmurun feriğine bakar, yüzüne çarpan taneler gözyaşı olsun,, yürümek ister..
Yağmura doğru, adım adım.
Yağmura yağmura gider adam...

Bir başka zamanda,
bir başka 'en sevgili' sonrası,
bir başka el,
bir başka bedene,,
haddini bilmezce ve hunharca dokunurken...

Kim bilir?;
- Eğer henüz size gelmediyse, demek daha var..

hayat, ne kadar ..

Author: Elis ve grkn / Etiketler: , , , , , ,


usulca yerinden kalktı kadın,
yanında uzanan adamın kalp atışlarını hissedebiliyordu hala..
önemsemedi, usulca uzandığı yerden doğruldu, sigarasını aradı..
terli bedenine baktı,
spermlerin kurumak üzere olduğunu gördü,
adama baktı, kalp atışları azalmıştı..
sigarasını nereye koyduğunu bulamadı..

..........

elini cebine attı, parası kalmamıştı.
son yudumunu dikti kafasına, barmene kafasıyla selam verdi, sonra sendeleyerek karıştı 
kalabalığın arasına..

köprü ışıklarının arasından yürüdü uzun uzadıya.. hava esiyordu hafiften..
gülümsedi adam (:

yavaşlattı adımlarını, etrafı süzmeye başladı. trabzanlara yaklaştı sessizce, cebinden bi 
sigara çıkardı. bir süre baktı öylesine..

'hayat' dedi kendi kendine.

sigarasını yaktı, ilk nefesi bir süre ciğerlerinde tuttu.

'bu kadar uzun olmamalı' diye düşündü sonra.

nefesi bıraktı bir şehrin üstüne doğru..

..........

evden çıkarken, heyecanını belli etmemek için karısını bile öpmüştü rambo.
ilk seferi değildi aslında o'nun ama yine de heyecanlıydı.

arabasını çalıştırdı, aynadan kendine son defa baktı, kendince gülümsedi ve sürmeye başladı. 
buluşma noktasına vardığında kadını gördü. kadın telefonda bir şeyler söyleyip telefonu 
kapattı ve ramboya doğru yaklaşmaya başladı;

bildiğin bir yer var mı yoksa bizim otele mi gidelim?
farketmez bebek, havada karada ...

kadın arabaya bindi, yolu tarif etmeye başladı..
kadının midesi bulanıyordu, 
rambo vites değiştirdiğinde kadının bacaklarını okşuyordu ..

İzleyiciler

grkn? yeter!

grkn? yeter!
içmişim uçan kuşları.. ölüm düşleri'm,, sarhoş!

bu lavuğu, takip et!